YEME
BOZUKLUKLARI*
Yeme
bozuklukları psikolojik kökenleri olan rahatsızlıklardır. Bu
bozukluklar kişinin psikolojik çatışmalarının yemek ve beden üzerinden
dışa vurumu olarak yorumlanabilir. Günümüz
toplumunda zayıf olmak güzellik, çekicilik ve başarı simgesi olarak
sunulmakta ve beslenmeye, dış görünüşe, cinselliğe aşırı vurgu
yapılmaktadır. Bu durum gençlerdeki iç çatışmaları şiddetlendirmekte
ve yeme bozukluğu belirtileri gösterme riskini arttırmaktadır. Nitekim
yeme bozuklukları genellikle ergenlikte ortaya çıkmaktadır. Ayrıca
beden biçimi ve ağırlığının önemli olduğu bazı mesleklerde
(manken, balerin, güreşçi, atlet gibi) yeme bozukluğu sıklığı
fazladır. Anoreksia
Nervoza, Bulimia Nervoza ve Tıkınırcasına
Yeme Bozukluğu en fazla bilinen yeme bozuklukları arasındadır.
Ancak son zamanlarda sağlıklı yemeye, katkısız ve kanserojen madde içermeyen
gıdalara olan yönelim ile birlikte bu duruma aşırı düşkünlüğü içeren
ortoreksiya nervoza da yeme
bozuklukları arasına katılmıştır.
I.
ANOREKSİA NERVOZA NEDİR? Anoreksia
nervoza genellikle ergenlik döneminde görülmekle birlikte çocukluk ve
geç erişkinlik döneminde de ortaya çıkabilir. Bu hastaların yalnızca
% 5-10’u erkektir ve yapılan araştırmalar bu kişilerin eşcinsel eğilimleri
olabildiğini göstermektedir. Anoreksik kişi:
·
Yaşı, boyu ve beden ölçülerine göre normalden daha az kilodadır
(Beden ağırlığının %30’unun kaybı söz konusudur).
·
Aşırı
derecede zayıf olmasına karşın, bedeni
ve kilosu hakkında yoğun endişe duyar. Bu nedenle düzenli olarak spor
yapabilir, kilo kaybetmek için ilaç (laksatif, idrar söktürücü,vb.)
kullanabilir ya da kendini zorla kusturabilir.
·
Aşırı
derecede zayıf olmasına karşın kendisini şişman hisseder. ·
(Kadınlarda)
Ardışık olarak en az 3 ay adet görmemiştir. Anoreksia
Nervozanın Fiziksel Riskleri Psikolojik
yardım aldığında 1/3’ü iyileşme gösterebilen anoreksia nervoza
hastalarının yaklaşık % 20’si hastalık sonucu ölüm tehlikesi ile
karşı karşıyadır. Bu kişiler zayıflıklarının tehlikeli boyuta
geldiğinin farkına varmazlar. Anoreksiya nervozanın fiziksel riskleri şunlardır: ·
Düzensiz olarak
adet görme ya da adet görememe, ·
Saç,
deri ve tırnaklarda değişimler, ·
Bedende
ödem ve yara oluşumları, ·
İleri
yaşlarda osteoporosis, ·
Mide
ve bağırsak sorunları, ·
Kalp
rahatsızlıkları, ·
Ağız
ve diş sorunları. Anoreksia
Nervoza’ya Eşlik Edebilecek Diğer Psikiyatrik Sorunlar Anoreksia
nervoza hastalarında depresyon, kaygı bozuklukları, mizaç
dalgalanmaları, kleptomani ve cinsel sorunlara sıklıkla rastlanır.
II.
BULİMİA NERVOZA NEDİR? Bulimia
nervozanın başlangıcı genellikle geç ergenlik dönemidir ancak çocukluk
ve geç erişkinlik döneminde de ortaya çıkabilir. Bulimik kişi: ·
Yineleyen
aşırı yeme (tıkınma) dönemleri yaşar ve bu dönemler sırasında
denetimini yitirdiği hissine kapılır. ·
Yedikten
sonra kendini zorla kusturur, fazla spor yapar ya da ilaç (laksatif,
idrar söktürücü, vb.) kullanır. ·
Bedenini
algılamada bozukluk yaşar. Bulimik
epizodları sıklıkla suçluluk duygusu ve kendini eleştirme takip eder.
Bulimia hastaları durumunu dışarıya farkettirmeyebilir, çünkü
anoreksik kişilerin tersine normal ağırlıkta ya da biraz kilolu
olabilir. Bulimia
Nervozanın Fiziksel Riskleri ·
Kalp
ve böbrek rahatsızlıkları, ·
Mide,
bağırsak sorunları (ishal, kabız, hazımsızlık gibi), ·
Saç,
deri ve tırnaklarda değişimler, ·
Bedende
ödem ve yara oluşumları, ·
Şişmiş
salgı bezleri, ·
Yemek
borusunda yırtık. Bulimia
Nervoza’ya Eşlik Edebilecek Diğer Psikiyatrik Sorunlar Depresif
belirtiler, mizaç dalgalanmaları, dürtü kontrol sorunları, alkol ve
madde kullanımı Bulimia nervoza’ya eşlik edebilecek diğer
psikiyatrik sorunlardan bazılarıdır. III. TIKINIRCASINA YEME
BOZUKLUĞU (TYB) NEDİR? Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu olan
kişi:
TYB’nun Fiziksel Riskleri·
Mide,
bağırsak sorunları (ishal, kabız, hazımsızlık gibi), ·
Solunum
sorunları, ·
Hareket
etmekte zorlanma. TYB’
na Eşlik Edebilecek Diğer Psikiyatrik Sorunlar TYB
hastalarında depresif belirtiler, mizaç dalgalanmaları, dürtü kontrol
sorunları, alkol ve madde
kullanımına rastlanabilir. TYB bozukluğu olan kişilerde Obezite sorunu oluşabilir.
Tedavi olmak için kliniğe başvuran obezite hastalarının %
10-20’sinde TYB saptanmıştır. Obezite
Nedir? Obezite
uzun süre boyunca harcanandan çok enerji tüketilmesi sonucu bedenin yağ
kütlesinin yağsız kütleye oranla patolojik sonuçlar doğuracak düzeyde
artması durumudur. Psikolojik, fizyolojik ve genetik kökenleri olan
bedensel bir rahatsızlıktır. Obezitenin
Fiziksel Riskleri Ciddi obezitesi olan, 25 - 30 yaş arasındaki
kimselerde ölüm riski normale göre 12 kat daha fazladır. Diğer
riskler arasında şunlar sıralanabilir: ·
Eklemlerde yıpranma, ·
Yüksek
tansiyon ve yüksek kolestrol, ·
Karaciğer
sorunları, ·
Diabet
riski, ·
İleri
yaşlarda kalp krizi olasılığı, ·
Kolon
ve göğüs kanseri gibi kanser türleri için artan risk, ·
Solunum
sorunları, ·
Hareket
etmekte zorlanma. Diyet
Yapmak Neden İşe Yaramaz?
Günümüzde
zorlaşan yaşam koşulları ve artan hızlı tüketim ile insanlar
zihinsel süreçlerden uzaklaşıp yüzeye ve görünür olana, bedenine yönelmektedir.
Toplumda zayıf beden yapısı ideal olarak vurgulanmakta ve çoğu kişi
şişman olduğunu düşünüp “ideal”ölçülere ulaşmak için her türlü
yolu denemektedir. Ancak bu süreçte kişinin bedenine odaklaşmasına
neden olan psikolojik etkenler atlanmakta ve kişi diyet yapmaya yönlendirilmektedir.
İnsanlar kilo vermek için diyet yaparlar, ancak diyet
çoğu zaman işe yaramaz çünkü genellikle diyetler,
YEME
BOZUKLUĞU OLAN KİŞİLERİ AYIRABİLECEK ÖZELLİKLER Davranışsal
özellikler. ·
Aşırı
diet yapma /aşırı yeme, ·
Takıntılı
davranışlar (aynı bardağı kullanma, belli yiyecekleri yeme gibi), ·
Bol
kıyafetler giymeye başlama, ·
Aşırı
spor yapmaya başlama, ·
Tek
başına yemek yemeyi tercih etme, ·
Yememek
için bahaneler bulma, ·
Çok
yavaş/hızlı yeme, ·
Tabağındaki
yemeklerle oynama, ·
Hemen
her yemekten sonra banyoya gitme. Bilişsel
özellikler. ·
Dikkat
dağınıklığı, ·
“Ya
hep ya hiç”li düşünme biçimi, ·
Takıntılı
düşünceler, ·
İntihar
düşünceleri, ·
Hafıza
sorunları, ·
Düşünce
karışıklığı. Sosyal
özellikler. ·
İnsanlardan
uzaklaşma, ·
Yemekli
sosyal ortamlardan kaçınma, ·
İlişkisel
sorunlar, ·
Sosyal
etkinliklerle ilgilenmeme. Fiziksel
özellikler. ·
Kiloda
ani değişiklikler, ·
Soğuğa
aşırı duyarlık, ·
Solunum
sorunları, ·
Mide,
bağırsak sorunları, ·
Saç,
deri ve tırnaklarda değişimler, ·
Bedende
yara ve ödem oluşumları, ·
Boğaz
ağrısı, ·
Kambur
yürüme. Duygusal
özellikler. ·
Duygu
durumunda değişkenlik, ·
Aşırı
durgunluk/aşırı hareketlilik, ·
Yoğun
öfke, kaygı ya da depresif belirtiler, ·
Yemek
saatlerine doğru kaygı artışı, ·
Yoğun
suçluluk ve değersizlik hisleri. YEME
BOZUKLUKLARININ ALTINDAKİ AİLE DİNAMİKLERİ Yeme
bozukluğu olan kişilerin; ·
ailelerinde
genellikle yemek, kilo ve biçimle ilgili bir aşırı duyarlık söz
konusudur, ·
ana-babaları
aşırı denetimci ve koruyucudur, ·
anababalarının
çocukları ve birbirleri ile ilişkilerinde çatışmalar yoğundur, sınır
sorunları yaşanır, ·
evlerinde
aileye bağımlı olmaya vurgu vardır, ·
ana-babaları
aşırı mükemmeliyetçidir, ·
evlerindeki
tüm sorunlara karşın “iyi aile” görüntüsünü korumak önemlidir, ·
ana-babalarının
çocuklarından çok yüksek beklentileri vardır, ·
ailelerinde
psikiyatrik bozukluk riski vardır. YEME
BOZUKLUĞU OLAN KİMSELERDEKİ İÇ DİNAMİKLER Denetim
duygusu.
Yaşamları
üzerinde sahip olmadıklarını hissettikleri denetimi bedenlerini ve
yemelerini denetleyerek kazanmaya çalışırlar.
Ayrılma–bireyleşme
sorunları.
Ana-babalarından
ayrılma ile ilgili sorunlar yaşarlar. Bir taraftan ayrılmak isterken,
diğer taraftan da ayrı bir birey olmaktan ve bu durumun sonuçlarından
aşırı derecede korkarlar. Kilo
alma korkusu.
Kilo
almaktan aşırı derecede korkarlar. Bu korku ana-babalarıyla
olan ilişkilerindeki çatışmaları, cinselliği ve cinsel
kimlikle ile ilgili sorunları sembolize ediyor olabilir.
Dürtü
denetimi sorunu.
Yeme dürtüsünü denetlemeye çalışan kişinin yemek üzerindeki
denetim düzeyi psikolojik yapısına bağlı olarak değişir. Anoreksik
kişi çok fazla denetim sağlayıp yemekten uzak durabilirken, bulimik kişi
zaman zaman denetimi kaybeder ve aşırı yer, obez kişi ise yemek üzerindeki
denetimini bütünüyle yitirmiştir.
Beden
algısında bozukluk. Yeme bozukluğu yaşayan kişilerin çoğunun beden algısında
bozukluk vardır; kendileri dışındaki kişilerin bedenini doğru algılarken
kendi bedenlerini ya da bazı beden bölgelerini normalden daha kilolu algılarlar.
Yeme bozukluğu
alanındaki çalışmalar bedensel sıkıntıların arkasındaki
psikolojik süreçlerin varlığına işaret etmektedir. Bu nedenle, yeme
bozukluğu olan kişilerin psikolojik destek almaları gereklidir.
Derleyen: Gülbin Öztürk Tüter
Klinik Psikolog
|